Bu Blogda Ara

15 Ağustos 2010 Pazar

Maskeli Demlik


Bizim en büyük zevkimiz çay içmek. Vucudumuzun kırgın yada hasta olduğu zaman bitki çayları, ıhlamur içmek isteriz. Bunların kaynamaması gerektiğini sadece demleme yapılmasının yeterli olduğunu biliyoruz. Hatta kaynadıkça çayın tadının da kaçtığı bir gerçek.

Oğlum Özgür burnundan ameliyat oldu, şimdilik sıcak içecekler alması yasak ama kışın soğuk günlerde içini ısıtması için daha önce kendisi ile birlikte gördüğümüz bu tasarımı, hazır oğlum ameliyat bahanesiyle yanımdayken gerçekleştirmeye karar verdik.


Elimizde bulunan porselen demlik üzerine siyah orlon ipten tığ işi ile kılıf ördüm. Bunu yaparken demlik üzerinden kalıp çıkardım daha rahat çıkarabilmek için yandan çırt çırt diktim. Gözleri, düğmeyi boyayarak yaptım. Gördüğümüz bir resmi yıllar sonra hatırlayıp gerçekleştirmek çok hoş oldu. Artık kışın demlediği çaylar soğuk havada hemen üşümeyecek ve üzerindeki giysiyle sıcaklığını koruyabilecek. Acaba yere düştüğünde kırılmaması için içine çelik yelek de giydirsek mi?

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Lavanta Torbası

Çamaşırlarımızı çekmeceye koyduğumuz zaman daha güzel kokmasını istiyorsak, ki bunu hepimiz isteriz, yapmamız gereken şey çok kolay . İpek dokuma kumaşla küçük bir torba dikilir. Etrafı tığ işi ile çevrilip, üzeri küçük motiflerle süslenir. Sap olarak çift taraflı ip geçirilir. İçine lavanta veya zevkinize göre hoş bir koku koyabiliriz. Çamaşırlarımız mis gibi kokar...

13 Ağustos 2010 Cuma

Kokulu Kapı Süsü


Misafirlerin gelmesi bizleri tatlı bir telaşa sürükler. Onları en iyi şekilde karşılamak rahat ettirmek isteriz. Bunun için daha misafiriniz kapıda iken güzel koku ile karşılamak onları mutlu eder. Bunun için desenli şifon kumaşı uzunlamasına dikip çevirdim. İçine lavanta doldurup bağladım. Üzerini çeşitli süslerle donattım. Bunu kapıya taktığınız zaman biraz da elinizle oynarsanız hoş kokusuyla lavanta harika kokuyor. Denemenizi tavsiye ederim...


12 Ağustos 2010 Perşembe

ikiz

İkiz olmak çok güzel bir duygu. Çocuklarımda bunu yaşıyordum, fakat dünkü olayda bunu daha da anladım. Özgür ne zamandır burnundan rahatsızdı, başı sürekli ağrıyordu. Bunun için dün ameliyat oldu. Özer Ankara'dan sabah yetişti. İki kardeşin buluşmasını görmek gerekiyordu. Ameliyat sonrası kardeşini sedyeyle hemşire, bakıcıyla birlikte asansöre götürdüler. Çıkışta kapı açıldı Özer yere yığıldı. Tahammül edemedi. Kendisine hemen geldi fakat kalkamadı. İki oğlumunda aynı anda sedyede görmek en kötü anım diyebilirim. Annelerin evlatlarını hep iyi yerlerde sağlıklı görmek isterler.



10 Ağustos 2010 Salı

Telefonluk

Dışarı çıkarken, bisiklet binerken boynumuza takacağımız telefonumuzu içine koyabileceğimiz küçük bir çanta daha. Farklı renkler farklı giysiler, farklı kombinasyonlar için. Bu telefon kabının özelliği kumaşı... Kendinden şeritli kumaşın üzerine boru boncuk ve kum boncukla süs yaptım. Kese biçiminde diktim. Ağzını bal rengi tafta ile çevirdim. Sapını siyah makromelik ipten saç örgüsü yaptım. Büzmek için iki taraftan ip geçirdim. Ağzı da büzüldüğü için daha rahat kullanılabiliyor...

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Fiskos Masası

Evlerimiz bizim için kutsal mekanlardır. Evlerden uzaklaşınca kıymetini daha da anlıyor, hemen "İnsanın evi gibisi yok!" diyoruz. Evimizin temiz, düzenli olması da bizlere huzur verebilmeleri için çok önemli. Bu düzenlemeleri, güzellikleri getirmek için her zaman çok para harcamak gerekmez. Elde bulunan nesnelerle biraz yaratıcı zekamızı kullarak da evimize düzen verilebilir. Kızımın aldığı televizyon kolisini atmak istemedik ve içine topladığımız fazla eşyaları, ıvır zıvırı koyduk. Koli olarak nereye koyacağımızı düşündük arka tarafa attık ama o da olmadı bir türlü gözümüze hoş gözükmedi. En sonunda kahverengi masa örtüsünün üzerine koliyi oturttuk ve köşeleriden güzelce topladık. Üzerine boncuklu örtüyle örttük. Antalya'da Geyik Bayırı'ndan topladığımız doğal çiçekleri üzerine düzenli bir şekilde koyunca köşede güzel bir görüntü oluştu. Fiskos Masası modası var mı bilmiyorum. Ama sizleri dedikodu yapmaya beş çayına bekleriz...

.

8 Ağustos 2010 Pazar

Kırmızı Şapkalı Ördek

Sevimli görünen bu ördek kapıcınız varsa kapı dışına asılarak kapınıcınızın aldığı ekmek ve gazetenin konmasına aracılık ederek, komşularınızın "Ayy bu Gülhiz hanım ne kadar da marifetliymiş, gene burda da farkınını belli etmiş." demesine veyahut da dolap içine yada çocuğunuzun odasında küçük eşyaların toplanmasına yardımcı olabilir. Şapkası ve mavi gözüyle sanki bir çizgifilimden çıkmış gelmiş gibi duruyor değil mi? Onu bir oyuncak olarak da etrafınızdaki küçüklere hediye edebilirsiniz. Böylelikle eşyalarını toplamayı zevkli hale getirebilir ve çocuğunuzu eğlenerek öğrenmeye teşvik etmiş olursunuz. Malum insanlar bazı alışkanlıkları çocukken ediniyorlar.
Bu benim 2000 yılında Kütahya'da "Pratik Kız Sanat Okulunda" aldığım kursta öğrendiğim bir çalışma, ne çok gezmişim...