Bizim en büyük zevkimiz çay içmek. Vucudumuzun kırgın yada hasta olduğu zaman bitki çayları, ıhlamur içmek isteriz. Bunların kaynamaması gerektiğini sadece demleme yapılmasının yeterli olduğunu biliyoruz. Hatta kaynadıkça çayın tadının da kaçtığı bir gerçek.
Oğlum Özgür burnundan ameliyat oldu, şimdilik sıcak içecekler alması yasak ama kışın soğuk günlerde içini ısıtması için daha önce kendisi ile birlikte gördüğümüz bu tasarımı, hazır oğlum ameliyat bahanesiyle yanımdayken gerçekleştirmeye karar verdik.
Elimizde bulunan porselen demlik üzerine siyah orlon ipten tığ işi ile kılıf ördüm. Bunu yaparken demlik üzerinden kalıp çıkardım daha rahat çıkarabilmek için yandan çırt çırt diktim. Gözleri, düğmeyi boyayarak yaptım. Gördüğümüz bir resmi yıllar sonra hatırlayıp gerçekleştirmek çok hoş oldu. Artık kışın demlediği çaylar soğuk havada hemen üşümeyecek ve üzerindeki giysiyle sıcaklığını koruyabilecek. Acaba yere düştüğünde kırılmaması için içine çelik yelek de giydirsek mi?

Sevimli görünen bu ördek kapıcınız varsa kapı dışına asılarak kapınıcınızın aldığı ekmek ve gazetenin konmasına aracılık ederek, komşularınızın "Ayy bu Gülhiz hanım ne kadar da marifetliymiş, gene burda da farkınını belli etmiş." demesine veyahut da dolap içine yada çocuğunuzun odasında küçük eşyaların toplanmasına yardımcı olabilir. Şapkası ve mavi gözüyle sanki bir çizgifilimden çıkmış gelmiş gibi duruyor değil mi? Onu bir oyuncak olarak da etrafınızdaki küçüklere hediye edebilirsiniz. Böylelikle eşyalarını toplamayı zevkli hale getirebilir ve çocuğunuzu eğlenerek öğrenmeye teşvik etmiş olursunuz. Malum insanlar bazı alışkanlıkları çocukken ediniyorlar.