Bu Blogda Ara

13 Eylül 2010 Pazartesi

Telefon kılıfı

İki naylon halka ele geçince ne olabilir nasıl olur soruları nın karşılığını beklerken, pembe yünle halkayı tığla sardım. Etrafını krem yünle örümcek modeli ile tamamladım. Kızım hemen telefonunu içine koydu. O gün için çok beğendi.




12 Eylül 2010 Pazar

Seda'nın çantası

Eskiden bayramlarda çocuklara mendil içinde para yada şeker verilirmiş. Şimdi ise artık bayramda böyle adetleri görmüyoruz.
Bu yıl bayramda bunu hatırlayarak ben de gençlere kot çanta yapıp armağan ettim. Çantayı yaparken kot kumaş kullandım. Simli kurdele dikerek başladım. Çay fincanı tabağı büyüklüğünde kesilen kumaşlar kenarları kıvrılarak teyel yapılıp büzüldü. Elde edilen yuvarlak büzgülü parçalarla süsledim.
Çantanın rahat kullanılabilmesi için fermuar ve sap takarak tamamladım. İyi günlerde kullanmalarını dilerim..

11 Eylül 2010 Cumartesi

Tül Kaplama Çanta

Tül üzerine işlenen iş daima güzel görünüyor. Beyaz tül üzerine bordo gülleri ancak açık renk zemin iyi gösterebilirdi. Bir arkadaşım "Nerede kumaş görsen fermuar takıyorsun." diyor ve gerçekten de öyle. Çantalarımız büyüdü içinde aradığımızı bazen zor buluyoruz. Bu tül de ancak çanta içinde kullanılabilecek bir çanta büyüklüğünde bir parça idi. Astarın içine elyaf koyarak diktim, fermuar geçirdim. Makyaj malzemesi yada çanta içinte bulunan fazlalıklar bu küçük çanta içerisine konabilir.
Bayramın son günü Datça'dan döndük. Hergünümüzün bayram çoşkusuyla geçmesi dileğiyle.

10 Eylül 2010 Cuma

Kırkyama (Patchwork) Şeker Bayramı


Bizler memur olduğumuzdan dolayı memleketimizden uzakta bayramlarımızı geçirmek zorunluluğundan bayramlarımızın çok da bayram havasında geçmediğini itiraf etmeliyim. Genellikle ilk gün çocuklardan uzak resmi bayramlaşmalar olurdu, sonra da zaten çok da samimi olmayan resmi ziyaretler...

Halbuki bu tür bayramlar daha çok aile ve akraba ziyaretleriyle, uzun zamandır görmediklerini görmekle güzelleşiyor, hadi onlar da yoksa güzel bir tatil de bayramı güzel kılabiliyor fakat bayram törenlerine katılma zorunluluğu ve izin alma zorluğu bütün bu güzelliklerin bizden uzak olmasına yardımcı oldu.

Çocuklarımla beraber geçirdiğimiz güzel bir şeker bayramında yine sıkılıdığımız bir anda çocuklarımla birlikte bu örtünün yapılmasına başladık. Günün anlam ve önemi nedeniyle bu kaydı bugün yayınlamaya karar verdim.

Gazete kağıtlarından altıgenler keserek işe başladık. Bu gazete kağıtlarından dikiş payı bırakarak kumaşlarımızı kesmeye devam ettik. Kullandığımız kumaşlar benim emekli olmadan önce okulda kullandığım eski eteklerim (lacivert) ve elbiselerimden (krem) ve oğullarımın eskiyen lise pantalonlarından (gri) kalan kumaşlar. Kestiğimiz kumaşların üzerine gazeteden kestiğimiz kalıpları koyarak etrafından teğelledik. Papatya oluşturacak şekilde ortasında koyu renk kenarlarına açık renkten (krem) gelecek şekilde altıgen parçaları dikiş iğnesi ile elde çırpma sistemi ile birleştirdik. Oluşan papatyaları birbirine birleştirebilmek için fon olarak kullandığımız gri altıgenleri tekrar çırpma sistemi ile birleştirdik. Kenarlarını bitirebilmek için yarım altıgenler yaparak etrafını bütünleştirdim. Oluşan büyük örtünün altına elyaf koyduk ve aralardan yorganlama çalışması yaptım. Daha sonra meydana gelen örtüyü astarlayıp pervaz geçirdik. Bu çalışmaya bayramda başlamamız bize örtüyü aldıkça o günü hatırlatmaya başladı...

Herkese iyi bayramlar...

9 Eylül 2010 Perşembe

Ağdaki boncuklar


Deniz kenarında tatilde olduğumuzdan mıdır nedir daha önce yaptığım bu kolye resmini görünce aklıma balıkçı ağına takılan balıklar geliyor. Bugün Ramazan Bayramının ilk günü. Biz de bayram tatilini fırsat bilip geçen sefer tadı damağımızda kalan Datça'ya geldik. Herkesin Ramazan Bayramını kutluyoruz, güzel tatiller. Fakat biz tatil demiyoruz ve tatilde Datça'da da olsak ödevimizi yaparak çalışmalarımıza devam ediyoruz.



Şimdi gelelim ağın yapılışına ve boncukların tutuluşuna. Şekilde gördüğünüz aleti oluşturmak için bir makaraya 5-6 çivi çakmanız yeterli. Bu ayrıntılı örgü modelini öğrenmek için linke tıklayın. Çivilerden başlarken makarının altından telimizi yukarıya çıkartalım. Çivilerden birini dolayıp birini boş bırakarak başlangıç yerine gelelim. Teli, doladığımız telin üzerine getirelim ve tığ yardımı ile çivinin üzerinden aktaralım. Elimizdeki tel daima alttakinin üzerinde olacak ve üzerinden atlatılarak örme işlemi gerçekleştirilecek. Boncuk boyu olunca delikten bir boncuk bırakılacak. Örgü işlemi istediğiniz boya göre (kolye veya bileklik olabilir) yapılacak.

Zeccade


Elişlerini yaparken babam ne kadar mutlu olurdu. Evimize dikiş makinesi geldiği zaman ben ilkokula gidiyordum. Makineye oturup dikiş dikmeme sebep olmuştur. Dikiş makinesini bozacağımı düşünmedi. Anneciğimde diktiğim şeylerin güzel olduğunu söyleyerek ilerlememi sağladı. Babam aramızdan ayrılalı 19 yıl oldu. Ben ondan aldığım ilhamla hobilerime devam ediyorum.
Kağıttan küçük altıgen kalıplar kesip kumaşlara teğelledim. Üç renkten oluşuyor. Modelini önceden belirlediğim için şekle göre elde çırpma yöntemiyle diktim. Zeccade yapacağım kumaşın üzerine teğelledim. Altta kalan kağıtları çıkardım. Simli iple yorganlama yaptım. Altına elyaf koydum.düzgünce çevirdim. Etrafına şekiller çizip işledim. Astarlayarak bitirdim.

8 Eylül 2010 Çarşamba

Makrome Çanta

Keten iplik ve boncuklardan oluşan makrome işi çanta görünüş olarak çok güzel.

Çantanın varoluş öyküsü ise bu çanta daha önceden gazetelik olarak yapılmıştı. Uzun yıllar kullandıktan sonra makrome işinin çok zor yapıldığını bildiğim için bunu çantaya dönüştür meye karar verdim.
İçini astarlayarak şifon kumaşlardan sap oluşturdum.