Bu Blogda Ara

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Kola Kapağından Nihale


Ailecek masada toplanmak, birlikte olmak çok güzel, bunun belki de farkına ayrılınca daha çok varılıyor. Çay içerken çaydanlığın altına, yemekte tencerenin altına koyarak ısının masaya geçmemesi için nihale aranır ve genellikle de hemen bulunamaz.

Çeşitli şekillerde, zevkimize göre topraktan yapabileceğimiz gibi çarşıdan da alabilir veyahut ta evde içtiğimiz gazoz, soda kapağından da nihaleler yapılabilir. Malzemeler de çok kolay bulunabilir cinsten. Bu nihaleyi yapmak için sadece kapak ve kumaş gerekiyor. Çay tabağı büyüklüğünde kesilen kumaş etrafı az kıvrılarak elde büzgü yapılır. İçine kapak konularak birleştirilir. Renklerini kendiniz zevkinize veya elinizdeki kumaşa göre ayarlarsınız. Atacağınız kot pantolondan da çok güzel çalışmalar olabilir.
İki tarafının şekli farklı olsa da çift taraflı kullanılabilir.
Masa etrafında sevdiğiniz dostlarınızla beraber olmanız dileyiğle...

22 Ağustos 2010 Pazar

Tepsi örtüsü

Bu tepsi örtüsünü arkadaşımda görünce papatyaya benzeyen modeliyle beni etkilemişti. Tek tek yapıldığını zannettiğim de yapmasının zaman alacağını düşünmüştüm. Fakat motif olarak değil de birinci sırada motifin yarısı, ikinci sırada motifler tamamlanıyor,ip kırılmadan bitiriliyor.


Örtünün boyu ne kadar olsun diyorsanız o kadar motifle başlanıyor.


Yandaki motifte bunu görebilirsiniz.
İstenirse tek tek te yapılabilir. Tepsi üzerinde güzel duruyor. Çayın güzel demi daha hoş oluyor.
Beş çayına bekleriz...

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Testi

Seramik kursuna başladığımız zaman ilk yaptığımız işlerden. testiye şekil vermek bana çok zor geldi. Testinin üzerine beyaz çamur sulandırılarak püskürtüldü. Kurumadan şekiller kazılarak ortaya çıkarıldı. Acemi ve aceleci birine ait olduğu ne kadar belli.
Dostluk kazanmış olmam bu kursun en büyük kazancı.

20 Ağustos 2010 Cuma

Kumaş Bileklik



Yaz gelince çok renklilik harika. Gençlerin bilekleri çeşitli meteryallerle yapılmış takılarla süslü. Ben de güzel kızımın güzel ince bilekleri için parlak yeşil satenden bileklik yaptım.
Verev kumaşı içinde kalması için biraz kalın kesip payını kalınca bırakarak, dikip çevirdim. Oluşan yuvarlak şeritlerle çevirerek süs verdim. Üzerine yine çevirerek bir gül yaptım, yanlarına küçük toplar yerleştirdim. Kumaşın içini ve dışını farklı kullandım.
İyi günlerde kullanabilmesi dileyiğle...

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Yine bir Çanta


Elimizde bulunan değişik kumaşlardan ne yapabileceğimiz düşünülür, taşınılır sonunda yarıtıcı bir fikir ortaya çıkar. Bu çanta da öyle yeni fikirlerden biri. Yuvarlak kumaş parçaları kestim, ortalarında çizgiler oluşacak şekilde, bunları kırkyama yaparak örtü oluşturacaktım. Benim istediğim şekil çıkmadı. Ama kestiğim parçaları atamadım.
Arkadaşıma bayram ziyaretine gidecektim. Onun çok sevimli bir kız torunu var. Kumaşları birleştirerek çantayı oluşturdum. İçine şekerleri ve harçlığını koydum. Çocuk çantayı alınca çok mutlu oldu tabi onun mutluluğu beni çok sevindirdi. İnsan kendi ürettiği şeylerin birilerine sevinç kaynağı olduğunu görünce bir başka mutlu oluyor. Daha sonra öğrendim ki bahsettiğim sevimli torun, anneannesinden kumaşlar alarak bu çantaya benzer şeyler yapmaya çalışmış. Bunu duyunca daha da sevindim. Çocuklar küçük yaşlarda yapmak istedikleri şeyleri yapmalı. Çocuğa gerekli malzemeler verilse belki de çocuk ilerleyen dönemlerde bir sanatçı olacak. Çocuklarla ilgilenip onların yaratıcılık yönlerini geliştirmeliyiz. Umarım bu çocuğun belli yetenekler elde etmesinde bir payım olmuştur...

17 Ağustos 2010 Salı

17 Ağustos

17 Ağustos zor bir gün. 11 yıl önce yaşanan bir doğa felaketi. Biz Kütahya'da o kadar sarsıldık ki
gecenin bir yarısı ( saat 03.02 ) anlatması çok zor güçlü bir sarsıntı ile uyandık. Dışarıya çıkmak mümkün değil, evde kapıların açılıp kapandığını gözlüyorsunuz hareket etmeniz imkansız. Ne kadar korktuğumuz belli değil. Çocuklarım benden daha sakin bir şekildeydi, bulduğumuz kıyafetlerle dışarı çıktık, ne olduğunu anlamaya çalıştık. Daha sonra hissettiğimiz sarsıntının İstanbul tarafından gelen bir depremin sarsıntıları olduğunu radyodan duyduk. Gün ışıyana kadar doğru dürüst bir bilgi alınamadı. O geceki kadar yıldızı bir daha gökyüzünde göremedim. Ulusca çok kötü günler geçirildi, günler ilerledikçe Adapazarı, Gölcük, Düzcedeki felaket gün yüzüne çıktı. Bir çok çocuk kayboldu pek çok insan öldü. Böyle bir olaydan ders almışızdır demek zor oluyor....
Böyle zor günlerin tekrar yaşanmaması dileğiyle...

16 Ağustos 2010 Pazartesi

Turşu Küpü



Bundan yıllar önce evlerde turşular toprak küplere kurulurmuş. Bunlar evin alt bölümünde serin yerde saklanır kışın rahatlıkla yenebilirmiş. Havalarda bu kadar sıcak olmazmış. Şimdi havalar ısındı herşeyi buzdolabına koymak gerekiyor, e biraz da artık evlerin pek alt katları yok hep apartman dairelerinde yaşıyoruz.
Bu gördüğünüz küp te zamanında içinde turşu saklamış bizim büyüklerimiz içinden çeşitli (elma, armut, üzüm, patlıcan, içi doldurulmuş biber, domates vb.) meyve ve sebzelerden oluşan harika turşular yediler. Biz de az da olsa ona yetiştik.


Bana gelen bu testi işini bitirdi diye atılamazdı. Bir televizyon kanalında "Bursa Kız Meslek Lisesi" Öğretmeniydi zannediyorum, bir hanım şişeler üzerini kağıtla kapladı ve bazı yerlerini boyadı, vernikledi. Bunu unutmadım, geçenlerde elimde olan çeşitli gazeteden kestiğim parçaları küpün üzerine yapıştırdım, ben de bazı yerlerini boyadım, vernikledim. Denizden topladığım deniz kabuklarını da üzerine yapıştırdım. Şimdi ise evimin girişinde bana eski günleri hatırlatıyor...
NOT: Bu arada sizinle çok güzel bir video paylaşmak istiyorum, turşu deyince aklıma geldi, izlemek isteyen arkadaşlar linki tıklasınlar. Turşucu cimcime