Bu Blogda Ara

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Güllerin Dansı

İnsan düşününce neler yapıyor. Bunları ellerimizin marifetiyle yaptığını unutmayalım, ellerimizin değerini bilelim. Bu tür çalışmaları yaparken aklımız ve algılamamız çok önemli. Gördüğünüz çiçekleri televizyonda bir hanım anlatırken gördüm. O anda ipim yoktu, daha sonra ipimi alınca meydana getirmeyi denedim. Aklımız ve algılamamız önemli dememin sebebi o işin mantığını anlamamız ve akıl defterine kaydetmemiz. Hemen sıcağı sıcağına anlatılanın ertesinde yapamasam da sonuç mükemmel oldu. Eğer imkanınız varsa, kullandığımız ip ince ebruli tiftik olursa daha iyi sonuç veriyor. Çok kalın şişle 70-80 tel başlanıyor. Kalın tığla zincirli yeri üstte kalacak şekilde 7 yada 8 tel alarak birleştiriliyor. Elinizle döndürülerek şekil verirseniz gülleriniz oluşuyor. Siyah iple sap yaparak birleştiriyorsunuz. Çok güzel bir takı olarak kullanıp dikkat çekebileceğiniz gibi, kışın atkı olarak da kullanabilirsiniz.
Not: Resmi bana gönderen sanatçı arkadaşıma çok teşekkür ederim gerçekten de güzel bir fotograf olmuş arka fonu da çok güzel kullanmış, teşşekkürler...

6 Ağustos 2010 Cuma

Telefon çantası

Yaz gelince dışarı çıkmak insanı rahatlatıyor. "Sıcak yemiş dört duvar arasında kalacağıma dışarda az da olsa esen rüzgara koşarım." diye düşünenlerdenseniz bu çalışma sizin için. Dışarı çıkınca alınması gereken ehemmiyetli şeyler vardır, her zaman bir ikisini unuttuğumuz olmazsa olmazlarımız vardır. Hatta bazı unutkan arkadaşlarımızın kapısında etiketler vardır "1-cüzdan, 2-telefon, 3-saat, 4-anahtar, 5-gözlük..."gibi. Büyük çantalar dışarı çıktığımızda yanımıza almamız gerekli elzem şeyleri alırken özellikle sıcak havalarda bize fazlasıyla yük oluyorlar. Üstelik biz her zaman yanımızdaki erkeklerin ağır yükünü çekmek zorundamıyız canım! O zamanlarda küçük keseler halindeki çantalar bizleri kurtarıyor ve hafif sportif yürüyüşlerimize eşlik ediyorlar. Ayrıca çantaların üzerlerindeki allı pullu tasarımlar da süslüleri ilgi odağı haline getiriyor. Kum boncukları, boru boncuklarla işlenmiş. Sapı üç sıra kum boncuk dizilmiş saç örgüsü yapılmıştır. İki yandan delikler açılmış büzme ipi takılmış. Büzme iplerinin başları üç incili topla süslenmiştir.
Gözde de giyim ve yaşam zevkine sahip bir bayan olarak bu tasarımları çok güzel kombinasyonlarla kullanıyor. Kendisini bu başarısından dolayı tebrik eder, çektiği özenli ve güzel fotograflardan dolayı da çok teşekkür ederiz.
Ayrıca bilmiyorum daha önce bahsetmiş miydik fakat Gözde çok güzel yemek yapar, yemekle (yani yapmak anlamında çünkü yemek yemek anlamında yemekle hemen hemen herkes ilgileniyor fakat yapmak farklı bir zanaat) ilgileniyorsanız işte size mükemmel bir çalışma

5 Ağustos 2010 Perşembe

Yazlık Çanta

İnsanlar dostları arkadaşlarıyla çoğalıyorlar. Ben de kendimi hep çoğalan gelişen kişiler arasında görüyorum, mutlu oluyorum. Fotoğraf makinemdeki sorun çözülmedi. Eve döndüğüm zaman beni mutlu eden dünyalar güzeli Gözdeden aldığım resimler beni eski günlere götürdü. Gözde'ye çok teşekkür ederim. Yaptıklarımı bazen unutuyorum. Bu çantayı görünce hatırladım. Kızım Özge bana hep ''Yaptıklarını fotoğrafla, arşiv oluştur.'' derdi. Fakat bunu şimdiye kadar yapamadım. Bir şeyleri yapmak bazen zaman alıyor, bazen de bir kıvılcım gerekiyor. Özgür ve Özer'in zorlaması ile bu işe başladım. İlk başta çok zorlanırım, yapamam, kıvıramam diye düşünüyordum ama gençlerden gelen tepkiler kıvırdığımı gösteriyor. Ne iyi oldu da başladım. Ne kadar işim var bilmiyorum ama başlamak bitirmenin yarısıymış.
Bir işi yaparken az masraflı ya da geri dönüşümlü olmasına dikkat ederim. Bu çanta da bu şekilde meydana getirildi. Açık renk eteğimi artık giyemiyordum ve artık onu değerlendirmem gerekiyordu. Bu çantanın boyutlarını elimdeki daha önce aldığım çantaya göre yaptım. Üzerine, desenli kumaş; kenarına nuskalar, kurdele ve düğmelerle işledim. Kırmızı kumaşlardan kareler kestim. Kestiğim bu kare kırmızı kumaşları katladığımda üçgenler oluştu. Tekrar katlayınca daha küçük üçgenler oluştu. Kumaşın kesik yeri altta kalacak şekilde üçgen kumaşın kenarına sıraladım. Bunu kurdele ile temizledim.
İyi günlerde kullanılması dileğimdir...

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Kot Çanta II (Ela Kaya'ya)


Dünya da beni mutlu eden o kadar çok şey var ki; bunlardan birisi de çocuklarım sayesinde benim genç arkadaşlarımın, onlar kabul ederlerse kızlarımın, oğlanlarımın yani çocuklarımın çoğalması. Okuldaki öğrencilerden sonra daha da çoğaldık. Ne güzel hayatın tadı bu olsa gerek. Yaptığım çantalardan birisinin sanatsal, özenle çekilmiş, sanatçı kişiliğini yansıtacak mavi fon kullanılmış bu güzel, ilgi çekici resmi Ela'dan geldi.

Kullanılan eserleri tekrar görünce ben de memnun oluyorum. Yapılışı diğer çanta yapılışları ile aynı. Tekrar anlatmayayım burada bir özellik var yıllar önce perde halkalarından yapmış olduğum motifle kurdele ve düğmeler birbirini tamamlamış.

Ayrıca Ela bu sene çalışma hayatına başlıyor. Bu konuda kendisini azminden ve yeni işinden dolayı kutluyorum. Zor bir süreçten geçti. Umarım hakettiği güzel günler yakında gelir.
İyi günlerde kullanmasını dilerim...

3 Ağustos 2010 Salı

kırkyama yorgan


Bazı özel günler vardır ki o günlerde yaptığınız hazırlıklar, telaşlar farklıdır. Bende de bu yaz evlenecek olan yeni oğlum ve yeni kızım için neler yapabilirim telaşı oluştu. Bana özgü, beni anlatan fakat onların da sevmesi, beğenmesi gereken bir şey yapmam, üzerinde emek sarfetmem gereken farklı bir şey yapmak istedim... Güzellik göreceli bir kavram olduğu için, yaptığınız şeyin kime ait olacağını bilince daha da kişiye uyumlu yapmaya çalışıyor, zevk ve beğenileri az çok tahmin ederek ona göre tasarım yapıyorsunuz. Resimde gördüğünüz yorgan çalışmamda maviler Deniz'deki durgunluğu ve "Engin" liği anlatıyor. Deniz'i tanıyanlar Denizdeki "Engin"liğin nereden geldiğini zaten bilirler. Yorganın temiz düzenli görünümü de Arındaki temizliği, paklığı ve disiplini andırıyor. Bu renklerle birlikte pembe renk de uyumlu bir görünüm sergiliyor. Siz de kendi tasarımlarınızda çeşitli renkleri kombine edebilir, değişik çalışmalar meydana getirebilirsiniz.



Arın ve Deniz'in düğünlerinde her ikisinin de mutlulukları her hallerinden belliydi. Onlar zaten çoktan mutluluğu haketmiş kişiler. Sağlam karakterleri ve duruşları bunu gösteriyor. Oğlum Ankara'ya okumaya gittiği zaman ikizi kadar olmasa da çok sevdiği ( Hacked by Özgür :) ) bir arkadaş edindi. Onların arkadaşlıkları yıllar sürdü ve daha da sürecek gibi görünüyor. E tabi bunca paylaşımdan sonra Arın bizim de oğlumuz, Deniz bizim de kızımız oldu. Böyle güzel ve temiz kişilerle tanışmak hayatta çok az başımıza gelen şeyler. Oğullarımın seçtiği arkadaşlar kendileri gibi hep pozitif oluyorlar. Dolayısıyla arkadaşları ve onların kız arkadaşları, erkek arkadaşları, eşleri de hep aynı düşüncede, aynı karakterlerdeler. Birlikte oldukları zaman çok güzel göz kamaştıran bir tablo meydana getiriyorlar. Bunun en güzel örneğini bu yaz tanıklık ettiğimiz Arın ve Deniz'in düğünlerinde de gördük. Özellikle bu güzel çiftin oğlumu nikah şahidi yapması oğlumu çok sevindirdi. Öyle ya böyle bir çiftin nikah şahidi olmak insanı onurlandırır. Bu düğünde arkadaşlığın ne olduğunu en güzel şekilde gösterdiler bize.







Şimdi gelelim bu güzel, göz alıcı ve emek değer teorisine göre çok değerli yorganın yapılışını anlatmaya: İşe kumaşları kesmekle başlıyoruz. 13x13 cm ve 10x10cm büyüklüğünde kareler kesilecek. Büyük kareler çeşitli kumaşlardan ve renkli olacak. Tabi isterseniz tek renkten de yapabilirsiniz ama renkli yapmanız olaya renk katar :) Astar olarak kullanılan küçük kareler tek renk yada farklı olabilir altta kalacağı için renkleri çok da önemli değil.







Büyük karelerin dört kenarından ortalarından katlayarak 10cm kalmaları sağlanacak. Karelerin ortasında pile oluşturulacak. Astar parçanın ortasından 3cm kadar kesilecek. Buradan içine elyaf konulacak. Astar ile hazırladığımız üst kareler üst üste konarak üstten dikilecek. 400 parçadan kareler oluşturulacak. İş geldi birleştirmeye 16 kareyi istediğimiz renkleri yanyana dikerek başlıyoruz. İkinci sırada renklerin devam etmesini istiyorsak dikkat etmeliyiz. 25 sıra örtü boyuna iyi geliyor. Buraya kadar yapıldıysa işin yarısı bitmiş sayılır. Yorganın yüzünü yere gelecek şekilde serdim ve tersine 150x220cm boyunda elyaf koydum. Bunların üzerine 160x220cm lik astar koydum. Teyelleyip ters yüz ettim. Fazlalıkları alarak kenar çevirdim. İki kenardan elimin sığacağı kadar biraz boşluk bıraktım. Buradan o sırada bizi ziyarete gelen Zeynep ve Özgür'ün üstün çabalarıyla, herbir kareye elyaf koyarak doldurduk. Dikilmeyen yerleri tekrar diktim. (İlk yaptığımda önce kareleri doldurmuştum ve daha sonra astarı dikerken makinede çok zorlanmıştım.) Böylelikle yorgan bitmiş oldu. Bu kadar emek ancak sevgiyle olur. Ben bunu 3 çocuğuma da yaptım. Şimdi 4.oldu. Her biri sevgi ile mutlulukla kullansın...

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Beyaz kolye

Beyazlık saflığı ve temizliği simgeler. Etrafımızın bu kadar kirli olması, kirliliklerin temizlenmesi gerektiğini düşündürüyor. Nekadarını düzeltebiliriz bilebilmek çok zor. Bizler elimizden geleni yapmalı ve en azından etrafımızı güzelleştirmek, renk katmak görevimiz olmalıdır.
Bunları düşünürken arkadaşımın boynunda gördüğüm çok beğendiğim kolyeyi yapmak istedim. Çok zarif, beyaz elbise ile çok uyumlu göze de çok hoş görünen bir kolyeydi. Bu kolyeyi yapmak için misina ve orta büyüklükte beyaz boncuk gerekiyor. Misinaya boncuklar dizilir. Üçer boncuk alarak bağlanır ve kısa aralarla bu işlem devam eder. Boyun ölçünüze göre uzunluğu ayarlanır. 6-7 sıra yapıldıktan sonra uçlar kapama ile kapatılır. Size güzel ve şık bir tasarım.
Temiz güzel günlerde kızımın kullanması dileğiyle.....................

1 Ağustos 2010 Pazar

Şans Bilekliği


'İnsanlar şanslarını kendileri belirler' denir. Bu ne kadar doğru onu bilmiyorum. Fakat yine de gerçekleşmesini arzu ettiğimiz konularda daha tutarlı ve istekli olmak gerektiği kesin. Konunun kararlılıkla üstüne gidilirse şans insana daha çok gülebiliyor. Yani bazen şansımızı kendi hamlelerimizle yaratabiliyoruz. Ben bu bilekliği satan hanımı görünce şuna inandım ki insanlar isterse kazanabiliyor. Bahsettiğim hanım İzmir'in sıcak gününde elinde tuttuğu uzun bir sopaya çiviler çakmış, bu çivilere çeşitli boylarda yaptığı bu bileklikleri takmıştı. Belli ki çok zor durumda, gururlu bir hanım bu bileklikleri satacak ve eve ekmek götürecek. Ben de yanaştım, biraz sohbet ederek bileklikleri denedim. Koluma göre denk geleni beğendim ve aldım. Yolda arkadaş görünce önce altın telle mavi boncuktan yapılmış olduğunu zannetmiş. Beğendiğini ifade etti. Birkaç gün sonra Kemeraltı'nda aynı boncuklardan gördüm. Ben de boncuk alarak paraya ihtiyacı olan bir arkadaşa iş sağlamak istedim. Bilekliğin yapılışını önce aldığım bileklikten bakarak yapmaya çalıştım. Boncukları arkadaşa götürdüm fakat aldığım yanıt "Hayır ben bunu yaparak gözlerimi bozamam" şeklinde oldu. Bana kalan boncuklarla ben çeşitli bileklikler yaptım ve sevdiğim kişilere uğur (şans) getirmesi dileğiyle verdim. Alanlar çok sevindi, hele hele özellikle huzurevinde ki Şükran Teyze çok sevindi. Her ziyaretimde bana bilekliği gösterir. Pazarda satan hanım tezgah açmaya başladı. İşini daha çeşitlendirerek büyütmüş. Yani şansı kendi eliyle büyütmüş.

Şimdi gelelim bilekliklerin yapılışına: Şans Bilekliklerini yapmak için sarı ve mavi boncuklarla, naylon ip, iğne gerekir. İğneye 3 sarı bir mavi boncuk geçirerek başladım. Daha sonra tekrar 3 sarı boncuk geçirip, mavi boncuk yanındaki sarı boncuktan geçirdim. Mavi bocuk etrafında 6 sarı bocuk oluştu. Tekrar 3sarı 1 mavi boncukla devam ettim. Sıra sıra dizildi. Bunu yaparkaen bilekliği görmek gerekebilir. Ben bu bilekliğe şans bilekliği dedim. Takan arkadaşlara dostlara iyilikler getirsin.

Bugün sık sık bahsettiğim güzel kızımın doğum günü. Kendisine mutluluklar dilerim. Herşey gönlünce olsun...