Bu Blogda Ara

7 Eylül 2010 Salı

İğne oyası


Tığ işi ile iğne oyasının birleşiminden yapılan bu parçayı isterseniz tepsi örtüsü isterseniz
cam sehpanıza örtebilirsiniz.

6 zincirle başlayarak yuva hazırlanır. İki zincir çekilip 3 dolgu , aralarda iki zincir yapılarak 6 dolgu olacak. 3.sırada iki zincirle başlanacak, başı dolanarak deliğe batırılacak, tekrar iki zincir çekilecek aradaki boşluğa 3 dolgu yapılarak devam edilecek.

Alt yuvalar hazırlanınca üzerine iğne oyası ile devam edilecek.

6 Eylül 2010 Pazartesi

Böğürtlen Peçetelik

Peçete kullanımı gerekli,hem göz zevkine hem de yerken üstümüze olası birşeyin dökülmemesi için. Önceleri ba anlayış olsa da şimdi daha çok süs amaçlı kullanılıyor.
Burada görüldüğü gibi böğürtlenlerle süslenmiş bir peçetelik. Bögürtlenleri, tesbih tanesi gibi boncuklara kırmızı, siyah ve yeşil küçük boncukları çiçek teline boncuk boyu kadar dizerek delikten geçiriliyor. Boncuk tam kaplanana kadar devam ediliyor. Yeşil bocuktan yaprak yapılıyor. Plastik halkaya yeşil kurdele sararak tamamladım.


Hepsi birlikte böğürtlen ağacına benziyor. Bunları yaparken Kütahya ' da orman içinde incelemiştim. Olgunlaşmadan yeşil, olgunlaşmaya başlarken nasıl kızardığını, olgunlaşınca karardığını gözlemek çok hoş.

Mevlana'nın söylediği gibi "HAMDIM PİŞTİM YANDIM"

Böğürtlen de aynen öyle pişer ve yanar...

5 Eylül 2010 Pazar

Peçetelik



Misafirlerimiz gelince masada daima güzellikler olsun isteriz. Masa örtüsü peçeteler. Peçetelerin sunumları da çok önemli. Gelişigüzel koymak var süslemek var.

Misafirlerim geleceği için değişiklik düşünürken; kızımla birlikte yaptığımız (yaprak biçimindeki pullarla, yuvarlak pullarla gül, bocuklarla yapraklar) çiçek demeti elime geçti.

Yuvarlak plastik halkalar alarak etraflarını kurdele ile sardım. Gül demetlerini üzerine tutturdum. Yıllar öncesine gitmiş olsamda yeni bir ürün elde etmiş oldum.

4 Eylül 2010 Cumartesi

Anılardan Şal Yapımı


Bundan yıllar önce annelerimiz çok zevkli insanlarmış. Yaptıkları işler o kadar zor işler ki herşey elde yapılıyor. Hazır işler bu kadar yok, olsa da herkes alamıyor ya da kendisi yapmaya çalışıyormuş. Evde kullanılan eşyalar genelde elde becerikli kadınlar tarafından yapılır, bu evler oldukça zevkli döşenirdi. Eve girince hanımların becerileri sayasinde güzel evlerde oturulurdu. Şimdi alabilenin evi güzel oluyor.


Annem de bu çalışkan ve becerikli kadınlar gurubunun önde gelenlerindendir. Benim çocukluğumda evimizde olan örgü perde yıllarca kullanıldı. Ben öğretmen olunca köydeki evimde ben de kullandım. Yıllar herşeyi eskittiği gibi perdemizde eskidi, örgü araları açılmaya başladı. Bu kadar emeği atmak olmazdı.


Ben iyi olan tarafından kestim. Bunu siyah kumaş boyası (soğuk suda) ile boyadım. Kenarlarını biye ile çevirdim. Güllerin etrafına pullarla işledim. Anısı kadar kendisi de güzel oldu. Yeğenimin düğününde anneme büyük süpriz olur diye düşünüyorum.

3 Eylül 2010 Cuma

Datça'dan Kapı Süsü


Datça'yı gezdik, güzelliklerini görmeye çalıştık. Kısa süre içinde olabildiğince etrafa doğaya baktığım kadar orada hanımların ellerinde yaptıkları işleri de inceledim. Benim gömleğime yeptığım kare kumaşlardan çok güzel işler yapmışlar. Bunlardan yaptıkları kapı süsünden ben de yapmaya çalıştım.

Kalp biçiminde örülen motif üzerine yapılan kumaş parçalarını zincirle birleştirerek sonuna toladığımız deniz kabuklarını takarak bitirdim. Motifin başına ve yanlarına üç parça kamışı ipe
geçirerek takma aparatı oluşturdum. Datça'nın meşhur bademini de unutmadan kapı süsünü tamamladım.

2 Eylül 2010 Perşembe

Mavi Gömlek



Yazın bu olağanüstü sıcak günlerinde hiçbir kiyafetim beni mavi gömlek kadar serinletmedi, mutlu etmedi.

Alışageldiğimiz bazı giyecekler vardır onlardan vazgeçemeyiz. İlk başta bu gömleğin bu kadar iyi olacağı aklıma gelmemişti. İzmir'de çok ucuza satılan bu kumaşı görünce ne yapabilirim, almasam mı diye düşündüm. Fakat daha sonra kumaştan birkaç metre aldım. Renk çok hoşuma gitti, bu renkleri hep sevmişimdir, çocuklarım da bu renklere hep "güzel gözlerinin renkleri" derler zaten. Evde tekrar tekrar ne yapabileceğim diye düşünürken, gömlek yapsam içimi gösterir dedim. Nasıl olsa içime penye giyerim sorun olmaz diyerek kendimce çözüm buldum.

Kalıp koyarak gömleği diktim. Yaka kısmını sanki tam olmamış gibi hissettim. Kalan parçalardan 4 cm kareden oluşan parçalar kestim. Bunları önce ikiye katladım oluşan dikdörtgen parçanın tam ortasından iğne iplik ile tutturdum,karşılıklı iki kenarın da ortalarından tutturarak ortada sabitledim. Buralara boncuk diktim. Yaka kenarlarını da boncuklarla işledim. Terletmeden banim zannettiğim gibi içini göstermeden çok severek giyiyorum. Biliyormusunuz bana maliyeti sadece iki lira.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Barış Günü


1 Eylül " BARIŞ GÜNÜ"


Barış, ne güzel bir kelime anlamı da o kadar güzel.

Umuda doğru uzanıp giden yolda, herkesin mutluyum demesidir birbirine ve mutlu olmasıdır dayanışma içinde. Barış budur işte.

Yukarıdaki çantaya dikkat ederseniz dünya etrafında sevgi ile elele tutuşan insanları görebilirsiniz. Biraz hayal gücü biraz iyiniyet herşeyi hallediyor.

Barış içinde yaşayabilmek umuduyla...